Yaklaşık iki yıl öncesine kadar hayatımın bugünkü hâline dönüşebileceğini ben de bilmiyordum.
Hepimizin hayatında her şeyin üst üste geldiği dönemler vardır. Bazen yaşadıklarımızı anlamlandırmakta zorlanır, aynı cümleyi tekrar ederiz:
“Neden hep benim başıma geliyor? Neden her şey aynı anda oluyor?”
Oysa bir gün durup kendimize farklı bir soru sormayı deneyebiliriz:
“Bütün bunlar bana neyi gösteriyor olabilir? Neyi fark etmem, neyi keşfetmem gerekiyor?”
Benim yolculuğum, işte bu sorularla başladı.
Bir süre sonra dikkatimi yaşadığım olaylardan kendime çevirdim. Potansiyelimi, yeteneklerimi, değerlerimi, geliştirmem gereken yönlerimi sorgulamaya başladım. Hayatımda neleri değiştirebileceğimi ve nasıl bir yaşam istediğimi düşünmeye başladım.
Çünkü fark ettim ki bazen çıkmaz sandığımız yerler, kendimize dönmemiz için bir başlangıç noktası olabiliyor.
Çocuklukta yarım kalan bir hayal
Aslında yazmak benim için yeni bir şey değildi.
Çocukluğumda bir kitap yazmıştım. Ömer Seyfettin'in düzenlediği bir yarışmaya katılmak istiyordum. Fakat o yaşlarda kusursuzluk beklentim, hayalimin önüne geçmişti. Kitabımın mükemmel olmasını istiyordum. Gerçek bir kitap oluşturma düşüncesiyle sürekli daha iyisini yapmaya çalışırken yarışmaya katılamadım.
Yıllar sonra kendime dönüp baktığımda bu anıyı yeniden hatırladım.
Acaba o gün tamamlayamadığım şey, bugün hâlâ içimde bekliyor muydu?
Bu kez ertelemek istemedim.
Kendime bir hedef koydum: 2026 yılına yazılı bir eserle girecektim.
Nasıl yapacağımı, hangi bütçeyle gerçekleştireceğimi, hangi yolları kullanabileceğimi bilmiyordum. Ancak bir şeyi biliyordum: Önümdeki seçenekleri araştırmalı ve koşullarıma uygun bir yol bulmalıydım.
Yayımlama seçeneklerini araştırdım. Kitapyurdu üzerinden yayınevleriyle görüştüm, koşulları karşılaştırdım ve bütçeme en uygun çözümü bulmaya çalıştım.
Sonunda 30 Aralık 2025 tarihinde kitabım yayımlandı:
Erişkinliğin Kapısı – Yetişkinliğin Ötesi.
Çocukluğumda kusursuz olmasını beklediğim için tamamlayamadığım hayalimi, yıllar sonra kusursuzluğu beklemek yerine adım atarak gerçekleştirmiştim.
Benim için bu yalnızca bir kitabın yayımlanması değildi. Kendime verdiğim bir sözü tutmaktı.
Kendime yaptığım yatırımın yeni kapısı
Kitabımın yayımlanmasıyla yolculuğum bitmedi. Aksine, yeni sorular başladı.
Kendimi daha nasıl geliştirebilirdim? Zamanımı nasıl daha anlamlı kullanabilirdim? Hem kendime hem başkalarına fayda sağlayabileceğim, daha tatmin edici bir yaşamı nasıl inşa edebilirdim?
Yaşam koçluğuyla tanışma sürecim de bu arayışın bir parçasıydı.
Farklı görüşmeler gerçekleştirdim. Ancak aradığım yaklaşımı bulamadım. Türkan Koyuncu Eğitim Akademisi ile yaptığım görüşme ise diğerlerinden ayrılıyordu.
Türkan Hanım'ın yaklaşımında önceliğin insana ve insana sağlanacak faydaya verildiğini hissettim. Görüşmenin sıcaklığı, samimiyeti ve insana duyulan ilgi beni etkiledi. Üstelik konuşmanın merkezinde ticari bir teklif değil, gerçekten bir şeyler paylaşmak vardı.
Bu karşılaşma benim için yeni bir başlangıç oldu.
Yaşam koçluğu eğitimlerime başladım. NLP, ilişki koçluğu ve iş koçluğu alanlarında kendimi geliştirdim. Öğrendiklerimi uygulamaya, seanslar gerçekleştirmeye ve mesleki yetkinliğimi ilerletmeye devam ettim.
Bugün profesyonel yaşam koçu olarak bu yolculuğun içinde olmaktan mutluluk duyuyorum.
Hâlâ yolun başındayım ve öğrenmeye devam ediyorum
Bugün bir taraftan bir firmada muhasebe personeli olarak çalışıyor, diğer taraftan akşamlarımı koçluk eğitimlerine, seanslarıma, yazmaya ve kendimi geliştirecek yeni öğrenme alanlarına ayırıyorum.
Bazen zamanımı yönetmek kolay olmuyor. Bazen yoruluyorum. Ancak ne için çabaladığımı bildiğimde yeniden devam edebiliyorum.
Çünkü benim için gelişim, bir unvana ulaşmakla ya da bir hedefi tamamlamakla bitmiyor.
Her yeni bilgi, her yeni deneyim ve her yeni soru, kendimi yeniden keşfetmem için bir fırsat.
Henüz gerçekleştirmek istediğim pek çok hayalim var. Önümde ulaşmak istediğim hedefler, geliştirmek istediğim projeler ve paylaşmak istediğim düşünceler bulunuyor.
Yolculuğum devam ediyor.
Peki, bütün bunlardan ne öğrendim?
Artık biliyorum ki değişim her zaman büyük kararlarla başlamıyor. Bazen insanın kendisine yönelttiği tek bir dürüst soruyla başlıyor.
Neyi gerçekten istiyorum?
Benim için ne önemli?
Değerlerim neler?
Hangi yeteneklerimi yeterince kullanmıyorum?
Hangi yönlerimi geliştirmem gerekiyor?
Nasıl bir yaşam inşa etmek istiyorum?
Ve en önemlisi, istediğim yaşam için bugün ne yapıyorum?
İnsanın kendisini tanıması, potansiyelini keşfetmesi ve hedeflerini gerçekçi biçimde belirlemesi çok kıymetli. Bunun yanında istikrar, emek, araştırma ve gerektiğinde yeniden deneme cesareti gerekiyor.
İnanıyorum ki insan, kendisini tanımaya başladığında seçeneklerini de görmeye başlıyor.
Hayatın önümüze çıkardığı her şeyi kontrol edemeyiz. Ancak yaşadıklarımızı nasıl değerlendireceğimiz, hangi anlamları çıkaracağımız ve bundan sonra hangi adımı atacağımız üzerine düşünebiliriz.
Benim hikâyem de böyle başladı.
Kendime yönelerek, sorular sorarak, öğrenerek ve vazgeçmeden devam ederek...
Sana bir sorum var:
Bugün hayatında değiştirmek istediğin şeylere bakarken, kendine gerçekten ne kadar dönüyorsun?
Belki de aradığın başlangıç, henüz kendine sormadığın bir sorunun içinde saklıdır.